Malatya’nın ihtiyacı kreş, Karademir’in siyasi vitrini değil
Malatya’nın ihtiyacı kreş, Karademir’in siyasi vitrini değil
Malatya’nın kreşe ihtiyacı var. Ancak bu ihtiyaç, bir derneğin başkanına görünürlük kazandıracak tanıtım projesine indirgenemeyecek kadar ciddi. Çalışan annelerin, geçim mücadelesi veren ailelerin ve deprem sonrasında hayatını yeniden kurmaya çalışan insanların beklentisi; açılış fotoğrafından önce güvenilir, erişilebilir ve sürdürülebilir bir bakım hizmetidir.
Bu nedenle Karademir ve MAGİNDER’in kreş çağrısı karşısında sorulacak ilk soru “Kurdeleyi kim kesecek?” değil, “Bu hizmet hangi kaynakla, kimin yönetiminde ve hangi koşullarda sunulacak?” olmalıdır.
“Yer versinler, yapalım” demek kolaydır. Asıl mesele, istenen yerin kamuya ait olduğunu unutmadan projenin bütün hesabını kamuya verebilmektir.
Belediyeden yer talep ediliyorsa konuşulan şey yalnızca hayırseverlik değildir; kamu kaynağının nasıl kullanılacağıdır. İnşaat maliyetini kimin üstleneceği kadar, işletmenin kime bırakılacağı, ücretlerin nasıl belirleneceği, personelin hangi koşullarda çalışacağı ve dar gelirli ailelerin hizmetten nasıl yararlanacağı da açıklanmalıdır.
Bunlar ortaya konulmadan yapılan çağrı, tamamlanmış bir sosyal hizmet projesinden çok, kamuoyunun önüne bırakılmış bir tanıtım vaadi olarak kalır.
Taziye evi üzerinden anlatılan hayırseverlik modelini kreşe taşımak da bu soruları ortadan kaldırmaz. Çünkü kreş, binası yapılıp anahtarı teslim edilince sorumluluğu biten bir yapı değildir. Çocukların güvenliği, gelişimi, beslenmesi ve bakımı sürekli uzmanlık, kaynak ve denetim gerektirir. Betonun yükselmesiyle hizmetin niteliği arasında otomatik bir bağ yoktur.
Bir kreşin başarısı, açılışta başkanın kaç kare fotoğrafının çekildiğiyle değil, ailelerin o kapıdan hangi güvenle girdiğiyle ölçülür.
MAGİNDER’e yöneltilmesi gereken siyasi eleştiri de burada başlıyor. Bir dernek, şehrin sorunları hakkında konuşabilir, talepler geliştirebilir ve kamu kurumlarına baskı oluşturabilir. Fakat şehrin ihtiyaçları sürekli aynı kişinin adı ve fotoğrafı etrafında anlatılıyorsa, kurumsal temsil ile kişisel siyasi tanıtım arasındaki sınır sorgulanır.
Malatya’nın sesi olmak, Malatya adına en sık açıklama yapmak değildir. Şehrin farklı kesimlerinin taleplerini karar süreçlerine taşımak, sonuçlarını izlemek ve başarısızlıkların da hesabını verebilmektir. Ziyaretlerin sayısı, temsil gücünün ölçüsü olamaz. Protokol kapılarında görünmek de vatandaşın hayatında karşılık bulan bir kazanımın yerine geçmez.
Karademir’in siyasi bir hedefi bulunup bulunmadığına yalnızca fotoğraflardan hükmedilemez. Ancak kamuoyunda oluşturulan görüntünün siyasi anlamı elbette tartışılır. Her toplumsal meselenin başkanın görünürlüğünü artırdığı bir iletişim düzeni, “Siyasi beklentimiz yok” açıklamasıyla sorgulama dışına çıkarılamaz.
Siyaset yapmak isteyen siyaset yapar. Fakat siyasi itibar üreten bir faaliyet yürütürken, hayırseverlik söylemini eleştiriye karşı kalkan olarak kullanamaz.
Karademir’in inşaat sektöründen gelmesi tek başına bir çıkar çatışmasını kanıtlamaz. Buna karşılık kamu arazisi, yapı üretimi ve dernek faaliyetinin aynı projede buluşması, daha açık ve ayrıntılı hesap verilmesini gerektirir. İnşaatı kim yapacak? İşletmeyi kim yönetecek? Dernek üyeleriyle herhangi bir ticari ilişki kurulacak mı? Projenin bütçesi ve denetim sonuçları yayımlanacak mı?
Bu soruları sormak hayra karşı çıkmak değildir. Kamu yararının nerede başladığını ve nasıl korunacağını öğrenmektir.
MAGİNDER gerçekten örnek bir model kurmak istiyorsa önce bu soruların yanıtlarını açıklamalıdır. Belediyeden yer istemeden önce işletme planını, erişim koşullarını ve denetim mekanizmasını ortaya koymalıdır. “Bize güvenin” yaklaşımının yerine herkesin inceleyebileceği somut taahhütler getirmelidir.
Malatya’nın yaşadığı yıkım, hiçbir kurum ya da kişiye şehrin vicdanını temsil etme tekeli vermiyor. Deprem sonrasındaki ihtiyaçların büyüklüğü de açıklanan her projeyi kendiliğinden dokunulmaz kılmıyor. Tam tersine, kaynakların sınırlı ve ihtiyaçların ağır olduğu bir şehirde daha fazla açıklık, daha fazla denetim gerekiyor.
Karademir’e ve MAGİNDER’e düşen, eleştiriyi engel görmek yerine projeyi ölçülebilir hale getirmektir. Kaç çocuk yararlanacak, aileler ne ödeyecek, hizmet nasıl sürdürülecek? Kamuoyunun beklediği cevap budur.
Malatya’nın çocukları bir tanıtım kampanyasının gerekçesi değildir. Kamu arazisi de kişisel itibar üretmenin sermayesi olamaz. Kreş yapılacaksa merkezinde Karademir’in adı değil, çocukların yararı bulunmalıdır.
Turgay SİMAVİ – malatyasiyaset.com
Bu haberler de ilginizi çekebilir
Yeni Malatya Çarşısında Yapı Tartışması Büyüyor
Malatya’da 5 Gün Boyunca Gök Gürültülü Sağanak Bekleniyor!
Battalgazi TOKİ Konutlarının Bağlantı Yolları Asfaltlandı
Anahtar Parti Malatya Teşkilatından Çocuklara Etkinlik
Malatya’da 26 gözaltı! Valilikten ilk açıklama geldi
Trakya’ya Hızlı Tren, Malatya’ya Belirsizlik
Yeşilyurt Belediyesi Kiltepe Mahallesinde Riskli Yapıyı Yıktı
Malatya Ülkü Ocaklarından Gençlere Eğitim Desteği ve Yeni Proje Hamlesi
Yeşilyurt Meclisinde 2027 bütçesi gündeme geldi
Malatya Fırat haber portalında yerel ve ulusal gündemi, kamuoyunu ilgilendiren gelişmeleri objektif ilkeler doğrultusunda yayına hazırlamaktadır.