20.07.2024 - Malatya Fırat Haber

Kayısı Cennetinde Tekelleşmenin Acı Meyveleri: Malatya Kayısısı Piyasası ve Olumsuzlukları

Kayısı Cennetinde Tekelleşmenin Acı Meyveleri: Malatya Kayısısı Piyasası ve Olumsuzlukları

Malatya denilince akla ilk gelen şey şüphesiz ki lezzetiyle dağları aşan, güneşi teninde saklayan kayısıdır. Ancak bu “altın meyve”nin etrafında dönen ticaret, ne yazık ki aynı tatlılığı yansıtmamaktadır. Malatya kayısı piyasası, bir avuç firma ve iş adamının hakimiyeti altında inleyen bir yapıya sahiptir ve bu durum, hem üreticiyi hem de sektörün geleceğini tehdit eden bir dizi olumsuzluğu beraberinde getirmektedir.

Tekelleşmenin Gölgesinde Ezilen Üretici:

Malatya kayısı piyasasındaki tekelleşmenin en büyük mağduru, alın teri ve emeğiyle bu lezzeti sofralarımıza ulaştıran üreticidir. Birkaç büyük oyuncunun fiyat belirleme gücüne sahip olması, üreticinin elini kolunu bağlamakta ve ürününün gerçek değerini bulmasını engellemektedir. Düşük fiyatlarla çalışmak zorunda kalan çiftçi, girdi maliyetlerini karşılamakta zorlanmakta, borç batağına sürüklenmekte ve geçimini sağlamakta güçlük çekmektedir. Bu durum, kırsal kesimden göçü tetiklemekte, genç nüfusun tarımdan uzaklaşmasına ve gelecek nesillerin kayısı bahçelerinden kopmasına neden olmaktadır.

Kalitenin Kurban Edilmesi:

Rekabetin zayıf olduğu tekelleşmiş piyasalarda, kalite genellikle göz ardı edilen bir unsur haline gelir. Aynı durum, Malatya kayısı piyasası için de geçerlidir. Birkaç büyük alıcıya bağımlı olan üretici, yüksek kaliteli ürün yetiştirmek için gereken yatırımı yapmaktan kaçınabilir. Zira, elindeki ürünü zaten belirli bir fiyattan satacağı garantisi vardır. Bu durum, uzun vadede Malatya kayısısının marka değerine zarar vermekte, uluslararası pazarda rekabet gücünü zayıflatmakta ve tüketicinin güvenini sarsmaktadır.

İnovasyonun Önündeki Engel:

Tekelleşmiş bir piyasada, yenilikçilik ve girişimcilik ruhu nefes alamaz. Malatya kayısı piyasasındaki hakim güçler, mevcut durumu korumaya odaklanmakta ve sektöre yeni oyuncuların girmesinin önüne geçmeye çalışmaktadır. Bu durum, kayısı işleme teknolojilerinin geliştirilmesi, yeni ürünlerin yaratılması ve pazarlama stratejilerinin çeşitlendirilmesi gibi alanlarda inovasyonu engellemektedir. Oysaki, Malatya kayısısının gerçek potansiyelini ortaya koyabilmesi ve küresel pazarda hak ettiği yeri alabilmesi için inovasyon şarttır.

Çözüm Önerileri:

Üreticinin Örgütlenmesi:

Üreticiler, kooperatifler ve birlikler aracılığıyla örgütlenerek tekelleşmenin olumsuz etkilerine karşı koyabilir, pazarlık güçlerini artırabilir ve ürünlerini daha adil fiyatlarla satabilirler.

Devlet Destekleri:

Devlet, küçük ve orta ölçekli işletmeleri destekleyici politikalar geliştirerek piyasada rekabetin artırılmasına katkı sağlayabilir. Ayrıca, üreticilere yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunarak kaliteli üretimi teşvik edebilir.

Tüketici Bilincinin Artırılması:

Tüketiciler, yerel üreticiden ve kooperatiflerden ürün alarak tekelleşmeye karşı bir duruş sergileyebilirler. Ayrıca, adil ticaret ilkelerini benimseyen ve kaliteli ürün sunan firmaları tercih ederek bilinçli tüketici rolünü üstlenebilirler.

Sonuç olarak, Malatya kayısı piyasasındaki tekelleşme, hem ekonomik hem de sosyal açıdan olumsuz sonuçlar doğuran ciddi bir sorundur. Bu sorunun çözümü ise, üretici, devlet ve tüketicinin ortak çabasıyla mümkündür. Aksi takdirde, kayısı cennetinde yetişen bu eşsiz lezzet, tekelleşmenin acı meyveleri altında ezilmeye mahkum olacaktır.

Turgay Simavi   –  malatyasiyaset.com

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ