“Dostluğumuz Ne Kadar Hasbiyse, Husumetimiz de O Kadar Şedittir”

“Dostluğumuz Ne Kadar Hasbiyse, Husumetimiz de O Kadar Şedittir”

Dün yapılan seçimde yeniden TBMM Başkanlığına getirilen İsmail Kahraman’ı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 seçimlerine kadar TBMM’nin önünde yoğun ve önemli bir gündem olduğuna işaret etti.

“AK PARTİ, MİLLETİN PARTİSİ OLARAK DOĞMUŞ, BUGÜNE DE AYNI ANLAYIŞLA GELMİŞTİR”

2019 yılında yapılacak seçimlere, AK Parti’nin teşkilatını güçlendirmiş, yenilemiş ve tahkim etmiş olarak gireceğine inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin, milletin partisi olarak doğup bugüne de aynı anlayışla geldiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmet etme şerefine nail olduğumuz davanın büyüklüğü bize, kendi şahsi hesaplarımızın peşinde koşma imkânı tanımıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerektiğinde 15 Temmuz’da olduğu gibi ölümün üzerine giderek, gerektiğinde 15 yıldır yaptığımız gibi gece-gündüz çalışarak, gerektiğinde tehditleri, tuzakları, kumpasları bozarak bu yolda yürümeye mecburuz” şeklinde konuştu.

Milletin teveccühü ve desteğiyle elde ettikleri başarılar sayesinde Türkiye’yi bugünkü seviyeye getirdiklerini; şimdi de, çok daha büyük mücadeleler için, yine milletin destek ve teveccühüne talip olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim için her seçim sadece bir güven tazeleme değil, onunla birlikte yeni bir yol açma, yeni bir vites yükseltmedir. Dünyada ve özellikle de bölgemizde öyle bir değişim süreci yaşanıyor ki, eğer hedeflerimizin çıtasını ve çalışma tempomuzu sürekli yükseltmezsek, hem kendimizi, hem ülkemizi geriletiriz. Böyle bir vebalin altına giremeyiz” dedi.

“İLK DEFA MİLLÎ BİR TAVIR GÖSTEREBİLECEKLERİ ÜMİDİNE KAPILMIŞTIK”

Meselenin AK Parti’nin geleceği değil, Türkiye’nin mukadderatı olduğunu çok iyi bildiklerini; sadece kendi çıkarları için, Türkiye’nin zarar görmesi pahasına AK Parti’ye ve kendisine yüklenenlere milletin bu yüzden itibar etmediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bakınız, 17-25 Aralık’ta hukuk kisvesi altında ülkemize tarihin en büyük tuzaklarından biri kuruldu. Bizim dik duruşumuz ve milletimizin feraseti sayesinde bu tuzak başarısız olunca, aynı tezgâhı götürdüler Amerika’da kurdular. Birileri hâlâ FETÖ’nün ağzıyla bizi itham etmeyi sürdürüyorsa, sebebi ancak aynı tuzakta onlara verilen rolü oynamaktır. Ana muhalefet partisi kendi resmî raporunda, bölücü terör örgütünün eylemlerini, ‘halkın PKK ile iktidar arasında sıkışması’ olarak tarif edebiliyorsa, bu üstlenilmiş bir misyonun itirafıdır. Aynı çevreler, hepimizin gözü önünde yaşanan 15 Temmuz ihanetine hâlâ ‘tiyatro’, hâlâ ‘kontrollü darbe’ diyebiliyorsa, bu sözü onlara kimlerin söylettiğine bakmak gerekir. Bunların, NATO’da yaşanan şahsım ve Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’le ilgili skandal üzerine, ilk defa millî bir tavır gösterebilecekleri ümidine kapılmıştık. Maalesef, aradan 3 gün geçmeden, gerçek tıynetleri ortaya çıktı ve bu hadiseyi de, tıpkı 15 Temmuz gibi ‘tezgâh’ diye yaftalamaya başladılar. Bugün ülkemizi dünyada sıkıntıya sokan ne kadar hadise varsa, hepsinin de arkasında, ya FETÖ, ya PKK, ya işte bu örneklerdeki gibi kifayetsiz muhterislerin parmağı bulunuyor. Biz FETÖ’yü vatanımızdan söküp attık; ama görüyoruz ki bu örgüt kendi anavatanında rahatça faaliyetlerini sürdürüyor.”

“BİZE ASIL CAN ACITICI DARBELER ZAHİRDE BİZDEN GÖRÜNEN ALÇAKLARDAN GELİYOR!”

Aynı şekilde PKK’nın, alelade bir terör örgütü olmaktan çıkıp Türkiye’ye saldırmak isteyen herkesin kullanımına açık bir pislik yuvasına dönüştüğünü sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz gerçek düşmanlarımızla baş ederiz, hamdolsun bu konuda hiçbir sıkıntımız yok. Bize asıl can acıtıcı darbeler düşmanlarımızdan değil onlarla birlikte hareket eden ve zahirde bizden görünen alçaklardan geliyor!” değerlendirmesinde bulundu.

‘Ağaca balta vurmuşlar, sapı bendendir demiş’ sözüne atıfta bulunarak, “Devletimize ve milletimize yönelik saldırıların çoğunun gerisinde ya teşvik edici, ya kullanılan olarak bir şekilde ülkemizde bağlantılı çevreleri görmekten üzüntü duyuyoruz” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bunlara rağmen hedeflerine varabilecek güçte bir ülke olduğunu vurguladı.

“TÜRKİYE’Yİ, DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 EKONOMİSİNDEN BİRİ HÂLİNE GETİRECEĞİZ”

Hedeflerindeki “Kızılelma”nın Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırarak dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirmek olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimize ulaşmak için ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız. Bizim önümüzü kapatmak isteyenlere en güzel cevabı ise yeni yöntemler, yeni imkânlar keşfederek vereceğiz” dedi.

Rusya’nın Soçi şehrinde, Türkiye-Rusya-İran üçlü zirvesini gerçekleştireceklerine değinerek, bölgenin geleceği bakımından çok önemli temaslarda bulunacaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye ve Irak’ta Türkiye’yi de yakından ilgilendiren gelişmelerin, Türkiye’yi kendi çözümlerini üretebileceği yöntemler geliştirmeye zorladığını söyledi.

Kimi konularda anlaşmazlıklar olsa da Rusya’yla kurulan yakın ilişkiden elde edilen sonuçların önemli olduğunu, İran’ın da Türkiye’nin hassasiyetlerini gözeten bir tutum içine girmesinden memnuniyet duyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merkezî Irak Yönetimiyle de uzun zamandır olamadığı kadar müspet bir noktaya gelmiş durumdayız. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi çok hayati bir yanlışa saplamamış olsaydı onlarla da gayet güzel ilişkilerimizi sürdürüyor olacaktık. Ancak her şeye rağmen, geçtiğimiz hafta yaşanan depremin ardından insani vazifemizi yapmayı, bölgeye ilk intikal eden ülke olmayı da ihmal etmedik” dedi.

“DEAŞ’IN ORTAYA ÇIKIŞ VE KAYBOLUŞ SÜRECİ SORU İŞARETLERİYLE DOLU”

Fransa’yla yakın diyalog içinde olduklarını; Almanya, Hollanda’da, Belçika’nın Türkiye’nin en rahat iş birliği yapacağı ülkeler olacakken, bir süredir ırkçılığın ve yabancı düşmanlığının pençesine düştüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna rağmen bu ülkelerle de hem ikili, hem de Avrupa Birliği çerçevesindeki ilişkileri geliştirmek istediklerini sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uzun bir süre ülkemizin güvenilir bir müttefiki olarak görülen Amerika’nın bölgemizde izlediği politikanın yanlışlığı konusundaki endişelerimizi her fırsatta kendileriyle ve kamuoyuyla paylaşıyoruz. DEAŞ’ın ortaya çıkış ve ortadan kayboluş süreci baştan sona muammalarla ve soru işaretleriyle dolu. Hani DEAŞ’ı temizlediğinizi söylüyordunuz, peki hâlâ silah yüklü tırlar niçin kuzey Suriye’ye veya Suriye’ye geliyor, hâlâ bu niye devam ediyor? Siz bu silahlanmayı Kuzey Suriye’de veya Suriye’de hangi ülkeye karşı yapıyorsunuz, niçin yapıyorsunuz? Bunları izah etmeleri lazım, anlatmaları gerekiyor. Dert başka, neyin ne olduğunu biliyoruz, ona göre de adımlarımızı atacağız. Kimse Türkiye’nin kendi bekasını ilgilendiren bu senaryolar karşısında eli kolu bağlı oturmasını bekleyemez.”

“DEAŞ’IN NE KADAR KOF BİR YAPI OLDUĞUNU TÜM DÜNYAYA TÜRKİYE GÖSTERDİ”

Fırat Kalkanı Harekâtı ile Türkiye’nin elde ettiği başarının, DEAŞ balonunu söndüren ilk hamle olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıllardır adeta yenilmez bir canavar gibi takdim edilen DEAŞ’ın sahada sergilenen tüm kirli ayak oyunlarına rağmen aslında ne kadar kof bir yapı olduğunu tüm dünyaya gösteren Türkiye olmuştur” şeklinde konuştu.

DEAŞ terör örgütünün, Suriye ve Irak’tan neredeyse tamamen kazanıp atılmasına rağmen her iki ülkede de toprak bütünlüğü, barış ve huzur konularında bir mesafe kat edilemediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Pek çok yerde bir terör örgütü gitmiş, yerine bir başka terör örgütü gelmiştir. Elinde yüzbinlerce vatandaşının kanı olan Esed rejimi hâlâ yerli yerinde durmaktadır. Buna karşılık vatanlarını sevmekten ve demokrasi talebinden başka suçları olmayan Suriyeli muhalifler neredeyse terörist durumuna düşürülmüştür” görüşlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Velhasıl çok şey söylenmiş, çok toplantı yapılmış, çok silah kullanılmış, çok fedakârlık talep edilmiş, ama hiçbir netice ortaya konamamıştır. Öyleyse bu coğrafyada bunca kan niçin dökülmüştür? Bunca acı niye çekilmiştir? Bunca yıkım niye yaşanmıştır. Akan kan kimin kanıdır? Bu ölenler kimdir? Bunun üzerinde durmayacak mıyız? Bizim derdimiz budur. Demek ki mesele terör değildir, demek ki mesele demokrasinin getirilmesi değildir, demek ki mesele mazlumların, mağdurların haklarının korunması da değildir. Evet, geldiğimiz noktada zaten bildiğimiz bir gerçeğin artık inkârı mümkün olmayan teyidini görüyoruz. Bu gerçek, bölgemizin terör örgütleri bahanesiyle tıpkı geçen asırda olduğu gibi yeni bir dizayna tabi tutulmaya çalışıldığıdır.”

“ONLAR SALDIRDIKÇA BİZ SAFLARIMIZI DAHA DA SIKLAŞTIRDIK”

Körfez’deki ve Kuzey Afrika’daki gelişmelerin hiçbirinin Irak ve Suriye’deki olaylardan bağımsız olmadığını, Güney Asya’daki hadiseleri de bu sürecin dışında görmediklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hepsi de aynı oyunun birer parçasıdır. Biz ne kendimizin, ne de öz kardeşlerimiz mesafesindeki komşularımızın böyle bir muameleye tabi tutulmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi küçümseyenlere, NATO toplantılarındaki gibi terbiyesizliklere, diziler, raporlar, gizli-açık mesajlar aracılığıyla Türkiye’yi tehdit edenlere karşı mesajlarının ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ ilkeleri olduğunu söyledi. Türkiye’ye karşı eldeki tüm imkânların kullanıldığını; ancak bu 4 güçlü temele zarar verilemediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar saldırdıkça biz saflarımızı daha da sıklaştırdık. Onlar üzerimize geldikçe biz ileriye doğru daha kararlı adımlar attık” diye ekledi.

Türkiye’nin 2013’ten itibaren bölgedeki senaryolar çerçevesinde belirli bir istikamete doğru itilmeye başlandığında, birilerinin teslimiyet bayrağını çektiğini; kendilerinin ise oyunu en başından itibaren görerek milletle birlikte mücadele etme kararı aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiçbir ahlakı ve kuralı olmayan bir oyunda ayakta kalmak öyle kolay olmadı, ama başardık. Her şeyi denediler, ama Türkiye’yi teslim alamadılar. Türk milletinin mücadele azmini kıramadılar” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZE YÖNELİK SALDIRILAR APTALLARIN DEĞİL ANCAK ALÇAKLARIN İŞİ OLABİLİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları kaydetti: “Şimdi işi ülkemizi uluslararası alanda itibarsızlaştırmaya, istikrarsızlaştırmaya, ithama, lekelemeye, köşeye sıkıştırmaya ve böylece kendi istedikleri yöne itmeye çalışıyorlar. Geçtiğimiz günlerde de ifade ettim, ülkemize yönelik saldırılar aptalların değil ancak alçakların işi olabilecek mahiyettedir. Kardeşlerim; biz bu mesajların anlamını ve işlerin ne yöne evrilmek istendiğinin gayet iyi farkındayız. Daha önce yapıldığında hiçbir sorun teşkil etmeyen işlerin konu biz olduğumuzda bir anda krize dönüşmesinin sebebini elbette biliyoruz. Ülkemize yönelik sinsi tehditlerin gerisindeki siyasi ve ekonomik amaçlar apaçık ortadadır. Tabii bu işleri yapanlar sanıyorlar ki her şey kâğıt üzerinde olduğu gibi yürüyecek. Öyle olmayacak, öyle olmayacağının onlarca mesajını son birkaç yılda verdik. Anlamadıysalar buradan bir kez daha tekrarlayayım; Türkiye öyle sizin oyuncak gibi oynadığınız ülkelerden biri değildir.”

Türkiye’nin dostluğu ne kadar hasbi ise husumetinin de o derece şiddetli olacağını vurgulayarak, samimi olarak dostların sayısını çoğaltıp düşmanların sayısını azaltmanın peşinde olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bu, asla bizi can evimizden vurmaya kalkanları öylece oturup seyredeceğimiz anlamına gelmiyor. Türkiye ve Türk milleti krizlere, çatışmalara, saldırılara, hatta ihanetlere karşı şerbetlidir. Biz bunların hepsini de göğüsler, Allah’ın izniyle hepsinin de üstesinden geliriz. Peki, bugün bize yaptıklarına yarın kendileri maruz kalanlar aynı mukavemeti gösterebilecekler mi? Hiç sanmıyorum. Güç zehirlemesiyle hareket edenlerin sonu mutlaka hüsran olacaktır” sözlerine yer verdi.

“KENDİ BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTA ZORLANAN AB, HER FIRSATTA BİZE PARMAK SALLIYOR”

Türkiye’ye karşı kullanılan malzemelerin giderek azaldığını belirterek, “Bu uğurda FETÖ gibi, PKK gibi 40 yıllık emeklerinin ürünü örgütleri dahi harcamayı göze aldılar; ama yine de neticeye ulaşamadılar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi bütünlüğünü korumakta zorlanan Avrupa Birliği’nin kendince her fırsatta Türkiye’ye parmak salladığını söyledi.

AB’nin, Türkiye’de AB fonlarında kesintiye gidileceği yönündeki açıklamasına işaret ederek, “Siz önce kendi içinizdeki teröristleri bir temizleyin, kendi ülkelerinizde hükûmetlerinizi bir kurun” sözleriyle seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Bize sürekli hukukun üstünlüğünden bahseden bir başka ülkenin hukuku kendi siyasi amaçları uğruna nasıl ayaklar altına aldığını görüyoruz. Diğer yöntemlerden de sonuç alamayacaklar. Yeter ki biz bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım. Kardeşlerim, bunu başardığımızda Akif’in deyimiyle; ‘Cehennem olsa gelen göğsümüzde söndürürüz / Bu yol ki Hak yoludur dönme bilmez yürürüz.’ Rabbim yar ve yardımcımız olsun.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

Malatya Firat Haber

Malatya Haberleri Malatya FETÖ Haberleri